Pansiyonun ön bahçesinde çadır alanı var. Çadırlar dip dibe, kalabalık. Sürekli su kesintisi vardı, 3 gün damacana ile yıkandık pansiyonda. Çadırcıların yemek yaptığı mutfaklar çok pis, su kesintisi ile birlikte siz hayal edin. Gelen müşteri kitlesi de düşüktü, yemek kaplarını bile yıkamadan bırakmışlar. Belki bayram sebebiyle kalabalıktan öyledir ama yine buna dair bir hazırlık yoktu. Etraftaki boş alanda bulunan ağaçlardan biraz ham incir topladık. Mavi Cennetin arkasındaki Sercan Otelin resepsiyonuna bakan yaşlı teyze ve amca ve onlara katılan bir kadın daha sardı etrafımızı. Ne hırsızlığımız kaldı, ne terbiyesizliğimiz. Kimseye ait olmadığı için aldık, özür dileriz dedik defalarca, anlamadılar .Para verdik hakkından fazlasıyla, alıp söylene söylene gitti teyze. Bizim kültürümüzde göz hakkı vardır, böyle bir muameleye hiç rastlamadım. Köy zaten gideceğiniz yer. Bence turizmi sindirmiş bir bölge değil. Yıllarca Antalya'da çok tatil yaptım genelleme yapmam ama o köy değişik. Çok sinirliler, biz daha çok gerilip döndük eve. Büyük marketlerden alışveriş yapmak için araçla gitmek gerek, onda da otopark sıkıntısı var. Çıkınca yer bulamıyorsun. Denizi dalgalı ve hızlı derinleşiyor, küçük çocuğa çok uygun değil. Pansiyonun denize mesafesi çok yakın. Manavgat mevki değil ayrıca 15-20 km var. Öyle akşam çıkıp gezelim yürüyerek olmaz, gezecek yer yok. Deniz kenarı pansiyon. Kısaca Kızılot mevkii yerli işletmecileri ve halkı size hayırlı müşteriler. Daha da gelmeyiz biz..